Kanka geçen vizeler zamanı bizim kütüphane bildiğin ana baba günüydü. Her yer tıklım tıklım. Bi kız vardı, masaya çantasını falan koymuş, laptopu açık, sonra kahve almaya gitmiş herhalde. Yarım saatten fazla yoktu kız. Neyse, bi çocuk geldi, baktı kimse yok, oturdu o masaya, kendi laptopunu açtı çalışmaya başladı. Kız geldi sonra, 'Kanka ben burayı tuttum' falan dedi. Çocuk da 'Nereyi tuttun ya, yarım saattir yoktun, ben de oturdum' diye diretti. Bayağı bi atıştılar işte, sesler yükseldi, bizim kütüphaneci abla bile geldi araya girdi. Kız en son sinirlendi, elindeki kahveyi çocuğun masasına koyarken mi ne, çocuk da bi anda kolunu sallayınca, kahve direkt çocuğun laptopuna döküldü olm! Çocuk bi şok oldu tabii. Kız da 'Oh olsun' der gibi baktı. Neyse, olay falan kapandı, çocuk laptopu silmeye çalıştı falan. Geçen gün bi dersin ilk haftası, hoca dedi ki 'Bu dönemden itibaren asistanınız şu arkadaş olacak'. Bi baktık, kütüphanedeki çocuk! Kızın da o derste vizesi kötü gelmişti, şimdi mecbur o çocuğa yalakalık yapacak falan. Kahkahalarla güldük sonra kızla. Hayat bazen çok garip ya.
Asi Şövalye
Anonim yazar